28Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan? Şimdi rabbinizin hangi eltafına yalan dersiniz - ya'ni siz kendiniz hep fanî olduğunuz halde sizin fenanızdan sonra bile ikramı bâkıy olan rabbinizin hangi ni'metlerine nankörlük ederseniz?. Bu surette «fa» evvelki âyetin mazmununa terettüb ediyor. Çünkü fena bekanın, ebedî hayatın, sermedî ni'met ile sevabın bir kapısı olmuş oluyor. Taybî demişdir ki, âyeti sabıkadan murad ma'nasının melzumudur. Zira o, bir ceza ve mükâfat vaktının geleceğinden kinayedir. Onun için bilhassa celâl ve ikram zikredilmiştir. Zira bunlar ıkab ve sevaba delâlet ederler. Ikabı ihtardan murad da üzerine ıkab terettüb edecek fiıllerden kulları tahzir etmektir. Bu gibi tahzirler ise ayrıca bir ni'mettir. İşte (.......) hıtâbı bu ni'metlere tergıb içindir (.......) Bunu şöyle de anlıyabiliriz: Allah’ın celâlinde de ni'met, ikramında da ni'met vardır. Yâhud şöyle diyebiliriz: Allah’ın celâlinden nasıl korkmaz, ikramına nasıl talib olmaz da ni'metlerine küfran edersiniz? O celâl ve ikramı tafsıl siyakında cümle-i istinafiyye veya haliyye ile Buyuruluyor ki, |
﴾ 28 ﴿