72

İçlerinde dilber, hayırlı hûbân

Haymeler içinde maksur hurîler - ya'ni şurada burada dolaşan takımdan değil, evlerinin işiyle meşgul muhaddere, beyaz tenli, kara gözlü mümtaz dilberler. HÛR, ahverin veya havranın cem'idir ki, gözünün beyazı şiddetle beyaz, karası da şiddetle kara olan âhu gözlüye denilir. Âlûsî der ki, İbn-i Münzir ve gayrîlerinin İbn-i Abbastan tahricine ve Ümmi Seleme radıyallahü anha Hazretlerinin Resülullahdan rivayetine göre hûr, bıyz diye tefsir edilmiştir. Ümmi Seleme hadisinin sıhhati sabit olursa Resülullahın tefsirinden udul olunmamak lâzım gelir. Hayme lisanımızda çadır diye meşhurdur. Kamus tercemesinde hayme, büyuti a'rabdan müstedir olan beyte denir ki, çadır ta'bir olunur. Ba'zıları dedi ki, üç yâhud dört amud üzere tertib olunup üzerini sümam dedikleri otlukla örttükleri beyttir ki, harareti hevadan anda müstezıll olurlar.

Yâhud mutlaka ağaç dallarından tertib ettikleri beyte denir ki, Türkîde bunlara salaş ta'bir olunur. Hulâsası A'rab taifesi kıldan müdevver kubbe tarzında ittihaz ederler ve ba'zan müstatıl olur. Deriden dahi düzerler. Bunlara çadır ta'bir olunur ve ağaçtan cattıklarına Türkmen lisanında alacık ta'bir olunur. Sazlıktan yaptıklarına hüg ta'bir olunur. Hâlâ mütearef olan çadırlar muhdestir. Otak, şemsiyye, kubbe ve aylak çadırları gibi gûnagûnu ihdas olunmuştur (.......)

Fakat burada Cennet haymeleri inciden olmak üzere nakledilmiştir. Buharî, Müslim, Tirmizî ve daha sairlerinin Ebû Museleş'arî Hazretlerinden rivayet ettikleri üzere Hazret-i Peyamber sallâllahü aleyhi ve sellemden merviydir. Hayme mücevvef bir incidir «dürretün mücevvefe» Semada tulu altmış mildir. Her zaviyesinde mü'minin bir ehli vardır. Diğerleri onları görmezler, mü'min bunları dolaşır. Bir takımlarının da Ebüdderda' Hazretlerinden rivayete göre hayme bir lü'lüe, büyük bir incidir. Dürden yetmiş kapısı vardır. Şübhe yok ki, bunlar Cennet meskenlerinin safasını tasvir için birer temsildir. Razî der ki, (.......) kavli hurîlerin azametlerine işarettir. Çünkü onlar hacr-ü habis suretiyle kasrolunmuş değiller, kendileri için hususî çadırlar kurulduğuna ve üzerlerine örtüler salındığına işaret olunmuştur. Ahşabdan oda gibi hayme adamın yatak odasıdır. Hattâ Arab kıldan olan beyte hayme tesmiye eder. Çünkü ikamet için hazırlanmıştır. Bu tesbit olunduktan sonra şunu da söyliyelim ki, işbu (.......) kavli, gayet lâtif bir ma'naya işaret eder. Şöyleki: Cennette mü'min bir şey için harekete muhtac olmaz, eşya ona hareket eder. Binaenaleyh o hereket etmeden ona yiyecek içecek gelir. Arzu ettikleri şeylerle üzerlerine dolaşır. Hurîler evlerde bulunurlar, murad ettikleri vakıt mü'minlere ıntikalleri sırasında haymelerle götürülürler. Mü'minlerin köşkleri vardır, hurîler o haymelerden o köşklere inerler. (.......) Razînin gösterdiği bu ma'nadaki letafeti ifade edebilmek için mealde haymeyi cibinlik ile terceme etmek zevkımızca daha muvafık olacaktır

72 ﴿