12

Ey o bütün îman edenler! Peygambere gizli ma'ruzatta bulunmak istediğiniz zaman fısıltınızdan önce bir sadaka takdim ediniz, bu sizin için hem bir hayır hem daha ziyade bir temizliktir, fakat gücünüz yetmezse şübhe yok ki, Allah gafurdur rahîmdir.

(.......) Bu âyet de bilhassa Resulullahın meclisinde zati risaletine hususî olarak fısıldamak suretiyle bir şey arzetmek istiyenlerin Âdabı hakkında nâzil olmuştur. İbn-i Abbas Hazretlerinden rivayet olunduğuna göre bir takımları Resulullahın meclisinde kendilerini göstermek için lüzumlu lüzumsuz fısıltı ile Zati Risaletpenahîlerine bir şeyler arzetmeğe kalkıyor ve bu gittikçe çoğalıyordu, aleyhissalâtü Vesselâm lûtf-u semahati hasebiyle hiçbirini reddetmiyordu, bu sebeble bu âyet nâzil oldu. Katadeden rivayet olunduğuna göre de zenginler Peygamberin huzuruna geliyorlar bu suretle sık sık münacatta bulunarak mecliste fukaraya galebe ediyorlardı. aleyhissalâtü Vesselâm bunların çok oturmalarından ve çok fısıldaşmaya kalkmalarından sıkılıyordu bu âyet nâzil oldu. Buyuruluyor ki, Ey bütün îman edenler Peygambere bir şey fısıldamak istediğiniz vakıt (.......) fısıltınızdan önce bir sadaka takdim ediniz - ki, mıkdarı ne olursa olsun (.......) bu - suretle bir sadaka takdimi (.......) sizin için hayırdır. - Muhtac olanları sevindirecek ve size sevab kazandıracak bir hayırdır. (.......) hem de daha ziyade bir temizliktir. - Peygambere münacatta bulunmak hususunda niyyetlerin samimiyyetine ve malınızda fukarının gözü kalmamasına ve ahlâkın tasfiyesiyle hayr-ü hasenatı âdet edinmeğe sebeb olur. (.......) şayed bulamazsanız - sadaka takdimine gücünüz yetmezse (.......) O halde de Allah gafurdur rahîmdir. - Öyle sadaka takdim edemiyecek olan fukaranın da fısıltı ile ma'ruzatta bulunmasına ruhsat verir. Burada gafûr isminin zikri (.......) emrinin vücub için olduğuna bir tenbih demektir. Şundan da gaflet edilmemek lâzımdır ki, Resulullah kendi namına hediyye kabul eder idiyse de sadaka kabul etmezdi, hattâ âli Resule bile sadaka ve zekât almak haramdır. Onun için burada takdimi emr olunan sadakadan murad lüzumuna göre fukaraya sarfedilmek üzere takdim olunacak sadakadır. Netekim Sûre-i Nisa'da (.......) buyurulmuştu. Bununla beraber burada emrolunan sadakanın takdimi vücubu, çok geçmeden bundan sonra gelecek olan âyet ile nesh edilmiştir.

Hâkim ve İbn-i Münzir ve Abd İbn-i Humeyd ve daha başkaları şöyle rivayet etmişlerdir: Hazret-i Ali radıyallahü anh ve kerremallahü vecheh demiştir ki, Kitabullahta bir âyet vardır, onunla benden evvel kimse amel etmedi, benden sonra da kimse amel etmiyecektir: Necvâ âyeti: (.......) Yanımda bir dinar vardı onu on dirheme sattım, Peygamber sallâllahü aleyhi ve sellem Hazretlerine her ne zaman münacatta bulundumsa Necvamın önünde bir dirhem takdim ettim, sonra da o âyet nesholundu, kimse onunla amel etmedi (.......) âyeti nazil oldu.

12 ﴿