12Ey o Peygamber! Mü'mineler sana şu şartlar üzerine biy'at etmeğe geldiklerinde: Allah’a hiç bir şey şirk koşmıyacaklar ve hırsızlık yapmıyacaklar ve zina etmiyecekler, ve evlâdlarını öldürmiyecekler ve elleriyle ayakları arasında bir bühtan uydurup getirmiyecekler, ve sana hiç bir ma'rufta asıy olmıyacaklar, bu suretle onlara bey'at ver ve kendileri için istiğfar ediver, çünkü Allah gaffurdur rahîmdir Bu âyetin fetih günü nâzil olup Resulullahın Safa üzerinde erkeklerden biy'at aldığı sıra Resulullah namına Hazret-i Ömerin de aşağıda kadınlardan bi'at aldığını İbn-i ebî hatim Mukatilden rivayet eylemiş ise de yukarıda Hazret-i Aişeden varid olan rivayette bunun da imtihan âyetiyle beraber nâzil olmuş bulunduğu, Tirmizîden de bütün Sûrenin Hâtıb İbn-i ebî Belteanın mektubu hadisesi üzerine nüzulü anlaşılıyordu, İmam Ahmed İbn-i hanbel, Nesâî, İbn-i Mace ve Tirmizî sahih diyerek Ümeyme binti Rükayye radıyallahü anhadan şöyle rivayet etmişlerdir: müşarünileyha demiştir ki, ben Resulullaha biy'at edelim diye vardığımda bizden Kurândaki (.......) âyeti vechile biy'at aldı, nihayet (.......) kavline geldikte (.......) güçleri takatleri yettiği derecede» buyurdu, biz de Allah ve Resulü bizlere kendimizden daha erham, Ya Resulallah! Bize müsafeha etmezmisin? Dedik, «ben kadınlara müsafeha etmem, ancak yüz kadına sözüm bir kadına sözüm gibidir» buyurdu. Ba'zı rivayetlerde Resulullah kadınların biy'ati zamanında mubarek eline bir sevb koyardı, ba'zılarında da bir bardağa su koyup mubarek elini daldırır, sonra da kadınlar ellerini daldırırlardı diye varid olmuştur. Meşhur ve mu'temed olan budur ki, kadınlarla müsafeha etmemiştir. Maamafih Resulullahın kadınlardan biy'at alması bir kerre değil, müteaddiddir. Medinede de olmuş, fetihten sonra Mekkede de olmuştur. Mekkedeki bîy'atte Ebû süfyanın zevcesi olup Uhud vak'asında seyyidüşşüheda' Hazret-i Hamzenin şehadetine müşevvıkliği ve na'şine karşı gösterdiği gayz ve husumeti sebebiyle balâda nakletdiğimiz vechile fetih günü eman verilmeyip katledilmesi emir verilmiş bulunan Hindin bîy'ati fıkrasını gerek tefsirler ve gerek hadîs kitabları naklederler. Yezid İbn-i Sekenin kızı Esma radıyallahü anha hadîsinde şöyle demiştir: ben Resulullaha bîy'at eden kadınların içinde idim, Utbenin kızı Hind de kadınlar arasında idi, Resulullah sallallâhü aleyhi vesellem âyeti okudu (.......) buyurduğunda Hind «Erkeklerden kabul etmediğini bizden kabul edeceğine nasıl ihtimal verebiliriz» dedi, ki, bu emrin lüzumu belli demiş oluyordu, sonra (.......) buyurduğunda Hind «ba'zan Ebû süfyanın malından haberi olmaksızın bir şey aldığım olurdu, o bana halâl olurmu? Dedi, Ebû Süfyan da «geçmişte ve gelecekte benden her ne aldınsa o sana halâldır» dedi, Resulullah tebessüm buyurdu ve Hindi tanıdı da «sen Hind binti Utbesin ha» buyurdu, o da evet ya nebiyyallah! Geçmişi afiv buyur dedi (.......) buyurdu, sonra (.......) buyurdu, Hind, hiç hurre olan kadın zina edermi? Dedi. Cahiliyye de zina ekseriyya cariyelerde olur, hürre zina etmez denirdi, ona binaen cahiliyyede bile ekseriya hür kadınlar zina etmezken islâmda öyle şey olurmu? Demek istiyordu (.......), buyurduğunda. Hind, biz onları küçük iken büyüttük, fakat büyüdüklerinde sen katlettin» dedi, oğlu Hanzale İbn-i ebî süfyanı kasd ediyordu. Çünkü Bedir günü maktul olmuştu. Hazret-i Ömer gülmekten katıldı, Resulullah tebessüm buyurdu, sonra (.......) buyurduğunda Hind, «vallahi bühtan çok çirkin bir şeydir, Allahü teâlâ hep rüşd ve mekârimi ahlak emrediyor» dedi sonra (.......) buyurdu, Hind de «vallahi biz bu meclise nefsimizde hiç bir şeyde sana ısyan maksadiyle gelmedik» dedi. Ve yine rivayet olunuyorki burada Kadınlardan ilk evvel Peygambere biy'at eden Ümmi sa'd İbn-i muaz ve Kebşe binti rafi' ile beraberlerindeki kadınlar idi. (.......) (.......) Bunda bilhassa Arabların (.......) dedikleri kız evladlarını öldürmek adetinin nehyi dahi dahil ise de nassın zâhiri erkek ve dişi hepsinden eamm olduğu gibi mutlak katlin nefyi gerek mübaşeret ve gerek tesebbüb suretiyle olsun her nevi' katle dahi şamil olur. Binaenaleyh bunda gerek ruh nefh edilmiş cenînin ıskatı gerek bakımında ihmal yüzünden çocuğun ölümüne sebebiyyet verilmesi ve gerek sair envaı katlin hepsi dahil demektir. (.......) Elleri ve ayakları arasında iftira edilen bühtan, başka bir kadının doğurmuş olduğu çocuğu alıp veya kendi doğurduğu ile değiştirip ben doğurdum diyerek kocasına isnad etmesidir. Gerçi bunun başka bir erkekten gayri meşru' olarak almış olduğu bir çocuğu kocasına isnad etmesi ma'nasına olması ihtimali dahi yok değil ise de bu önce geçen (.......) de dahil olduğu için burada bu ihtimal sakıttır. Maamafih (.......) ta'biri yalnız furucdan değil, zattan kinaye olarak kendi nefislerinden uydurdukları her nevi' bühtane şamil olmak daha muvafıktırki fi'lî cinayetlerin nefyinden sonra kavlî olan cinayetler nefyedilmiş demek olur. Binaenaleyh bunda kazf, giybet, nemîme ve saire tarzında yapılması melhuz olan bühtandan, yalandan, sahtekârlıktan nehiy vardır. (.......) ve sana hiç bir ma'rufta ısyan etmiyecekler - ya'ni gerek ma'ruf ile emir ve gerek münkerden nehiy, hiç birine asî olmayıp itaat edecekler. Zira ısyan ya emre karşı veya nehye karşı olur. Emrin ma'ruf ve meşru' olması ma'ruf ile emrolunmasında, nehyin ma'ruf ve meşru' olması da münkerden nehy olmasındadır. Bunun için burada (.......) kaydi emre de nehye de şamildir. (.......) mısdakınca Resulullahın ancak ma'ruf, ya'ni meşru' ve müstahsen ile emir ve ancak münkerden nehy edeceği ma'lûm olduğu halde (.......) kaydinin tasrih edilmesi Halika ma'sıyet olan hususta mahluka tâat caiz olmıyacağına tenbih ile (.......) mazmununa işarettir. (.......) buyurulmuş olduğu için bir kimseye vüs'unun haricinde bir teklif de ma'ruf olmaz münker olur. Onun için yukarıda rivayet edildiği üzere Resulullah burada bir tefsir kabîlinden olmak üzere (.......) diye istitaat ve takati beyan buyurmuş idi. İşte kadınlar bu şartlar üzerinde itaat için biy'ate geldikleri vakıt (.......) sen de onlara biy'at ver. (.......) ve onlar için Allah’a istiğfar da ediver -ya'ni biy'atten fazla olarak günâhlarının afviyle sevaba nailiyyetleri için Allahdan mağfiret de dileyiver. Bu suretle mağfiret Peygamberin elinde değil, Allah’a ait bulunduğunu ve günâhların afvi hususunda Peygamberin salâhiyyeti ancak mağfirete duâ ile şefaat kazıyyesi olduğu da anlatılmış oluyor. (.......) Çünkü Allah gafurdur rahîmdir. - Binaenaleyh biy'atlerine sadakat ederlerse geçmiş günâhları ne kadar çok olsa da mağfiret eder ve rahmetiyle ikram eyler. Erkeklere dahi bu âyet mucebince biy'at alındığını Buharî ve Müslim ve Beyhekî Esma ve sıfatta Ubade İbn-i Samit radıyallahü anh hazretlerinden şöyle rivayet etmişlerdir: demiştir ki, biz Peygamber sallâllahü aleyhi ve sellem Hazretlerinin huzurunda idik şöyle buyurdu: bana şunlar üzerine biy'at edersiniz: «Allah’a hiç bir şey şirk koşmamak, zina etmemek, sirkat etmemek «el'âye...», Bunun üzerine içinizden her kim vefa ederse ecri Allah’adır ve her kim bunlardan bir şey yapar da onunla ıkab olunursa o da keffarettir. Her kim de bunlardan bir şey yapar, Allah da onu setrederse o da Allah’a aiddir, dilerse ona azâb eder, dilerse mağfiret eyler. Müslim ve Esma-ü sıfatta Beyhekî senedleriyle Ebû Zerri Gıfârî radıyallahü anhten, o Resulullah sallâllahü aleyhi ve sellemden, o Cibril aleyhissalâtü ves-selâmdan o Allah tebareke ve tealâdan şu hadîsi kudsîyi rivayet eylemişlerdir: Allahü teâlâ buyurmuştur ki, ey kullarım! Haberiniz olsun ki, ben zulmu kendime haram ettim, size de aranızda haram kıldım, binaenaleyh biribirinize zulmetmeyiniz, ey kullarım! Sizler gece ve gündüz hatalar yaparsınız ben ise künâhları mağfiretimle örterim, ehemmiyyet vermem, o halde bana istiğfar ediniz ki, size mağfiret edeyim, ey kullarım! Sizler hep açsınızdır. Ancak benim ıt'am ettiklerim müstesnadır. Onun için benden isteyiniz ki, size yiyecek vereyim. Ey kullarım! Sizler hep çıplaksınızdır, benim giydirdiklerimden başka. Onun için benden giyecek isteyin ki, sizi giydireyim. Ey kullarım! Sizin evveliniz, âhiriniz, İnsiniz, Cinniniz içinizden en temiz kalbli bir adam gidişinde olsa o benim mülkümde bir şey artırmaz, ey kullarım! Sizin evveliniz âhiriniz ve İnsiniz Cinniniz içinizden en fena kalbli bir adam gidişinde olsa o benim mülkümden bir şey eksiltmez. Ey kullarım! Sizin evveliniz âhiriniz ve İnsiniz Cinniniz hepiniz bir yere toplanıp benden isteseler de ben sizlerden her insana istediğini versem o benim mülkümden bir şey eksiltmez, denize bile bir iğneyi bir kerre daldırmakla ne eksilir. Ey kullarım! Sade sizin amellerinizdir ki, ben onu size karşı hıfz eder saklarım. Onun için hayır bulan hemen Allah’a hamd etsin, onun gayrisini bulan da ancak kendini levm etsin». |
﴾ 12 ﴿