13Ey o bütün îman edenler! Öyle bir kavmı dost tanımayın ki, Allah kendilerine gazabetmiş, Âhıretten ümidi kesmişler, eshabı kuburdan olan kâfirlerin me'yusiyyetleri gibi ye'se düşmüşlerdir. Biy'atten sonra bütün mü'minlere bir nasıhat olan bu âyet Sûrenin hasılını talhıs ile âhirini evveline irca' ve ye'isten tahzir ile Âhiret ve istıkbal için şevk ve ümidi takviye ve aynî zamanda Sûre-i Saffın bünyanı mersus mazmununa bir ta'biyedir. Ey o bütün îman edenler (.......) Allah’ın gadab ettiği bir kavmı dost tanımayın - onların velâyetlerine tutunmayın, tarafdarlık etmeyin, bir şeylerine heves edip de meyl etmeyin. Allah’ın gadab etmiş olduğu kavim ta'biri ekseriya Yehudîler hakkında varid olduğu cihetle burada da murad onlar denilmiş. Bundan sonraki Sûrede Benî israilden bahsolması da bununla mütenasib bulunmuş ise de onlarla müvalâtda bulunan münafıklar veya Sûrenin yukarısiyle münasebetine nazarandır. Müşrikler ve bahusus Kureyş müşrikleri olması ihtimalleri de söylenmiştir. Fakat (.......) nekire olarak iyrad edilmiş bulunduğu cihetle bundan murad muayyen ve ma'hud bir kavme münhasır olmayıp zikrolunan vasf ile muttasıf her hangi bir kavme şamil olmak gerektir. Zira gadabın veya nehyin sebebi olmak üzere beyan buyurulan şu vasıf, onların vasfı mümeyyizleriyle bir ta'rifi demektir. (.......) onlar Âhıretten ümidi öyle kesmişlerdirki eshabı kuburdan kâfirlerin me'yus oldukları gibi ye'se düşmüşlerdir. - Âhıretten ümidi kesmiş olan me'yuslar ise İblîs gibi fırsat buldukça her fenalığı yapar, kendilerine yardaklık edenleri de ye's ile Cehenneme sürüklerler. (.......) da iki ma'na vardır: birisinde (.......) beyaniyye olarak kâfirleri beyan olur. Eshabı kuburdan olan kâfirlerin me'yusiyyeti gibi demek olur. Çünkü ölmüş, kabre gitmiş olan kâfirler Cehennemdeki ebedî mevki'lerini görmüş, âhıret ni'metlerinden mahrumiyyetleri tebeyyün etmiş, ne ileride bir şey kazanmak ne de gerideki dirilerden bir imdad almak ihtimali kalmamış olduğundan her vechile ümidleri kesilmiş, yeisleri temamen tehakkuk eylemiş bulunur, obirisinde de (.......) ibtidaiyye olarak ye'se tealluk eder, kâfirlerin eshabı kuburdan me'yus olmaları ya'ni ölülerin ba'sinden hayatından ümid kesmiş bulunmaları gibi demek olur. Hasılı, yeis bir küfürdür, gadabı ilahîyi da'vet eder (.......) dur. Onun için âhıretten ümidi kesmiş olanlardan sakınmalıdır. Hemen Hak teâlâ kalblerimizi yeisten koruyup neş'ei îman ve ümidi rıdvan ile zevkyab buyursun. |
﴾ 13 ﴿