11

Allah’ın izni olmayınca hiç bir musîbet isabet etmez, her kim de Allah’a îman ederse o onun kalbine hidayet verir, ve Allah her şey'i bilir.

 Bir musîbet isabet etmez ki, (.......) Allah’ın izniyle olmasın - ya'ni gerek kâfir, gerek mü'min her kim, her hangi bir ferd veya cemaat olursa olsun başına, gerek cana, gerek mala, gerek saireye müteallık her hangi musîbet, maddî veya ma'nevî kavlî veya fi'lî hoşa gitmiyecek acı bir hâdise çarparsa o her halde Allah’ın izniyledir. Allah’ın izni olmayınca hiç kimsenin istemesiyle, çalışmasiyle kimseye bir musîbet iremez. Allah’ın izni olmayınca bir yaprak bile yerinden oynamaz, Sûre-i Hadîdde (.......) âyetlerinde geçtiği üzere ba'zı musîbetlerin, meb'dei insanın veya kavmın kendi nefsi olduğu muhakkak ise de böyle olan musîbetler dahi yine Allah’ın takdir ve iradesiyle izni tealluk etmedikçe vukua gelmez. Onun için (.......) buyurulmuştu. Bu böyle ancak Allah’ın izniyle olduğu gibi (.......) her kim de Allah’a îman ederse Allah onun kalbine hidayet verir - tevfık verir, doğruyu düşündürür, gelen musîbetin ancak Allah’ın izniyle olabileceğini ve kendisi Allah’ın olup yine Allah’a döneceğini hatırlatarak (.......) tesellîsiyle gönlüne tesliyet (.......) irşadiyle sabır, metanet (.......) müjdesiyle inşirah verir (.......) ve Allah her şey'e alîmdir. - Binaenaleyh ona izin vermekte hikmeti ne olduğunu, ona ne gibi hayırlar, maslahatlar terettüb ettireceğini ve bu yüzden mü'min kulunu ne gibi sevablara irdireceğini ve böyle îman eden bir kulun ne suretle hareket etmesi iktiza edeceğini bilir ve kalbine o suretle hidayet vererek muvaffak da kılar, o halde salih amellerin ne olduğunu bilmek için de Allah’a ve Resulüne ve o nûra îman edin –

11 ﴿