25Anlar ki, kendilerine bel kıran yapılır (.......) burada zann cezmen ve yakînen anlamak ma'nasınadır. Ya'ni anlarki (.......) kendilerine fâkıre yapılacaktır.- FÂKIRE, büyük mûsibet dahiyei azîme demektirki amudifikarîye isabet eden, ya'ni belleri kırıp hurdühaş eyliyen şiddet ma'nasına gelir. Ba'zıları devenin burnunu dağlamak ma'nasına fakrden geldiğini söylemişlerdir. Birisi şiddetini, birisi de azâbın acılığını ifade eder. Lisanımızda filân iş fülânın belini kırdı ta'biri kullanılmak i'tibariyle biz buna mealde «bel kıran» demeyi muvafık bulduk. İşte Âhıreti birakıp, sonunu düşünmeyip de yalnız pîşine, Dünyaya mahabbet etmenin neticesi budur, bu beller kıran fâkıredir. Buraya kadar Kıyametin kısmen Dünyaya tealluk eden yıkım manzarasındaki dehşet sonra da Âhırete tealluk eden biri tecellii cemâle, bir tecellii celâle aid olan iki akıbet beyan olunduktan sonra hayatı Dünyanın sonu ve Âhıretin ilk kapısı ve ferdin Kıyameti demek olan ölüm ve sekeratı mevt hali tasvir olunarak Âhıreti bırakıp da Dünyaya mahabbet edenlerin belini kıran fâkıre Âhırete de kalmayıp Dünyadan başladığı anlatılmak üzere Buyuruluyor ki, |
﴾ 25 ﴿