31

Fakat o ne sadaka verdi ne namaz kıldı

(.......) Bunu ekser müfessirîn îman ma'nasına tasdîkten olmak üzere tefsîr etmişlerdirki zâhiri de budur. Lâkin Ebû Hayyanın dediği gibi ba'zıları da sadakadan olarak, sadaka vermedi diye tefsîr etmişlerdirki bunda ziyade bir ma'na var. Evvelkinde (.......) mücerred te'kit gibi kalmış olacağından bu ma'na daha faydalıdır. Ve evvelki Sûredeki (.......) mazmununa da mutabıktır. Çünkü tasdîk, tesadduk ma'nasına da gelir. İkisinde de bunun «fa» ile yukarıya rabtı şu mazmunu ifade yler: fakat o Dünya zevk ve mahabbetine dalıp da nihayet böyle rabbına sevk olunacak olan ve ne zaman o Kıyamet günü diyen o fâcir can, ne yüzle rabbına varacak?

Çünkü o Dünyada ilerisini ne tasdîk etti, ne Allah için bir amel işledi, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı, ve lâkin Allah’ı, Peygamberi Kur’ân’ı, Âhıreti inkâr etti yalan dedi ve hakka karşı arkasını döndü tâatta bulunmadı. Sonra da bununla iftihar ederek gerneşe gerneşe, kurula kurula ehline, evine veya iline keyif çatmaya gitti. Şimdi bu adam sonunda Dünyadan uzak bir hicran ile varacağı rabbına ne yüzle varacak? Şübhe yok ki,, bu adam o gün gülecek yüzlerden değil. Kendilerine fâkıre yapılacak, belleri kırılacak, belâsını bulacak pusarık; kara yüzlülerdendir. Bu âyetlerin iycaz içinde bu ma'nalara daha revnaklı delâletleri vardır. Onun için o gibilere şöyle buyuruluyor:

31 ﴿