14

Çıkaralım diye onunla taneler ve otlar

(.......) MU'SIRRAT, mu'sırın da mu'sıranın da cem'ı olabilir. Bu vasıf da bir kaç vechile cem'ıyyetli ma'nâlar ifade eder. Zira ı'sardan müştaktır. I'sar da sıkmak bir şey'in suyunu, usaresini çıkarmak ma'nâsına veya vakıt ma'nâsına asırdan muştak if'al olmakla hemzesi dühul veya haynunet veya ta'diye olduğuna göre vaktına girmek sıkım vaktı gelmek, sıkıp usaresini çıkartmak ma'nâlarına masdar olduğu gibi sıkıp kavuran bora ve kasırga ma'nâsına isim de olur. Bunun için haynunet ma'nâsiyle i'sardan bülûğ çağına iren veya yirmisine yaklaşan kıza mu'sir denildiği gibi olgun üzüm gibi sıkılıp usaresini çıkarma zamanı gelmiş şeylere veya cendere, mengene gibi sıkıp usaresini çıkartan kuvvetlere dahi mu'sıra denilir. Burada bu ma'nâların her birine göre mu'sırât yağmur yağdırma zamanı gelmiş bulutlar veya onları cendereler gibi sıkıştıran rüzgârlar veya semâvat diye tefsîr edilmiş ise de ta'yinine kalkışılmaksızın sıkım zamanı gelmiş usâreliler veya usâre çıkartanlar mefhumiyle ıtlakı üzere anlaşılmak daha cem'ıyyetli olacağından mealde mu'sıreler demekle iktifayı nazmın inceliğine daha muvafık gördük.

(.......) SECC ve SÜCUC, lâzım ve müteaddî olarak suyun veya bir mayi'in kesretle dökülüp şarlıyarak akması veya akıtılmasıdır.

14 ﴿