7nüfus çiftlendiği vakıt (.......) nüfus çiftlendiği vakıt - NÜFUS, ma'lûm olduğu üzere nefsin cem'idir. Nefis de zat ve ruh ma'nalarına gelir. Netekim şurada şu kadar nüfus var dediğimiz zaman şu kadar kişi veya şu kadar can var demek olur. TEVZIC de, eşi eşe, dengi denge, emsal ve akranı birbirine zam ve ilhak edip bir yere getirmek, çatmak, çiftleştirmek birleştirmek hasılı, tasnif veya tevhîd ma'nalarını ifade eder. Bunun tefsirinde başlıca iki rivayet vardır: birincisi, Sûre-i Saffatta (.......) ve Sûre-i Vakı'ada (.......) mazmunları üzere şu rivayetlerle izah olunmuştur: Buharîde: Hazret-i Ömer (.......) ehli Cennet ve ehli nardan nazîri ile tezvic olunur» dedi, sonra okudu (.......) İbn-i cerîr ve daha diğerlerinde: Nu'man İbn-i beşîr radıyallahü anh: demiştir ki, Ömer ibnil hattab radıyallahü anh hutbe okuyordu, dinledim (.......) dedi, sonra (.......) dedi (.......) dedi. Yine Nu'man İbn-i Beşir merfuan Hazret-i Peygamber sallâllahü aleyhi vessellemden rivayet ederek demiştir ki, (.......) durebadır, « (.......) = her adam ameli gibi amel eden her kavm ile beraber» dedi. Zira Allahü teâlâ (.......) buyuruyorki bunlar durebadır dedi (.......) DUREBA, sınıf ve şebih ma'nâsına darîbin cem'i olarak sunuf ve eşbah demektir. Ya'ni ezvacen selâsede ezvac, efradı biribirine benziyen sınıf ma'nâsına zevcin cem'i olduğu gibi burada da tezvic o ma'nâdan tasnif demek olup (.......) mazmunu üzere herkes amelde benzerleriyle, eyiler eyilerle, kötüler kötülerle dizilip haşr olunacağı vakıt demek olur. İbn-i Abbastan da: (.......) nâs ezvaci selâse olduğu vakıt. Hasenden: her kişi şîasına ilhak olunduğu vakıt, Mücahidden: nâs içinde emsal biribirleriyle cem'olunduğu vakıt, Katâdeden: her insan kendi şîasına: Yehud Yehude, Nesâra Nesâraya ilhak edildiği vakıt. Rebî' İbn-i Haysemden: herkes sahib ameliyle haşr olunur: kişi sahib ameliyle beraber gelir, diye merviydir ki, bütün bunlarda nüfus, zevat: tezvic, hayr-ü şerr amelde nazîr nazîre cem u tasnif ma'nâsına olarak (.......) mazmunu üzere insanların hayr ü şerr amelde metbu'ları ve biribirlerine benzerleri ile sınıf sınıf, fevc fevc mahşere da'vet olunup mahkemei kübrada Eshab-ı yemîn, eshab-ı şimal ferîkun filcenne ve ferîkun fisseıyr tefrık olunmak üzere ba's-ü tasnif olundukları vakıt demek olur ki, bunda Sûre-i (.......) da geçen (.......) mazmunu: dostun dost ile, hasmın hasm ile yan yana ve mütekabilen mevkıfte duruş ve seçilişleri mazmunu da dahil olur. (.......) ta'birinden ba'zıları mü'minlerin Cennette zevceleri ve hurîler ile tezvicleri ve kâfirlerin Cehennemde Şeytanlarla çatılmaları ma'nasını da anlamak istemişlerse de (.......) den anlaşıldığına göre bu henüz Cennet ve Cehenneme girilmeden önceki tasnif ve tefrikı anlattığı için (.......) Cennete girecek sınıflar, (.......) Cehenneme girecek sınıflar demek olması daha doğrudur. İkincisi; Ikrime, Dahhâk ve Şa'bîden rivayet olunduğu üzere nüfus, ervah ma'nâsına olarak ervahın ecsada iade olunup birleştirildiği vakıt diye tefsîr olunmuştur ki, bu da nefhai sâniye ile neş'eti uhrada ba's vaktı demek olur. Demek ki, bu iki tefsirin ikisine göre de (.......) Kıyametin ikinci safhası demek olan ba's ahvalini natıktır. Ve rivayet i'tibariyle evvelki daha kuvvetli ve ma'nâ i'tibariyle de daha şümullüdür. Bunun bilhassa tarafeyni mahkemei kübraya ıhzar ma'nâsında suâl ve hisab ile alâkadar olduğu da şununla anlatılıyor: |
﴾ 7 ﴿