23

Vallahi gördü onu açık ufukta

(.......) Vallahi o sahibiniz, Muhammed, onu: o zil'arşın emîn, muta', mekîn, kuvvetli, kerîm Resulü Cebrail aleyhisselâmı gördü - hem nasıl (.......) ufukı mübînde - beyan edici ufuk veya açık ufuk demek olan ufukı mübîn Sûre-i Necimde (.......) ta'bir olunan ufuktur ki, gündüzün geldiği, güneşin doğduğu, eşyayı tebyîn ettirip gösteren Meşrık tarafı diye tefsîr edilmiştir. Mücahidden bir rivayette «Ecyad tarafından ufukı mübîni a'lâda» diye vârid olmuştur ki, Ecyad, namı diğeri ciyad, Mekkenin şarkında bir dağın veya Arzın ismidir. Bir de ehli Mekke için metaliın en yükseği Seretan burcunun re'si matlaı olduğundan ufukı mübîni a'lâdan murad odur denilmiştir.

Resulâllahın Cibrîli ufuku mübînde bu görüşü sureti hakîkıyyesi ile görüşüdür ki, Hıradan sonra olmuştu. Arz ve Semâ arasında kürsî üzerinde Allahü teâlânın halk eylediği surette gördü, altı yüz cenahı vardı diye rivayet olunmuştur. İbn-i Cerîr de İbn-i Humeydin Cerîr tarikıyle Atâdan, Âmirden rivayetinde demiştir ki, Peygamber sallâllahü aleyhi ve sellem Cibrîli kendi suretinde bir kerre görmüştü. Diğerlerinde dihye denilen bir recül suretinde gelirdi, kendi suretinde gördüğü gün ise gelmiş, bütün ufku sedd etmişti, üzerinde dür ta'lık olunmuş yeşil bir sündüs vardı. (.......) Kavli ilâhîsi budur (.......) Lâkin Vennecmi Sûresinde (.......) diye müsarrah olduğu üzere Resulullahın Cibrîli sureti hakikıyyesiyle Sidrei müntehânın yanında bir kerre daha görmüş olduğu da muhakkaktır.

Netekim Taberanî ve İbn-i Merduyenin tahric ettikleri vechile İbn-i Abbastan buradaki rü'yetin Sidrei münteha yanındaki rü'yet olduğu da rivayet edilmiştir. Bu surette ufukı mübîn Sidrei münteha demek olur. Halbuki Sidrei müntehadaki görüş ufukı a'lâda istivadan başka nezleten uhrâ tehadaki görüş olduğu Vennecmide tasrih edilmiş bulunduğu için ufukı mübîn ufukı a'lâdan başka olmak ıktiza eder.

Şu halde burada zikr olunan rü'yet iki rü'yetin ikisine de şamil olmak ve iki rivayeti de cami' bulunmak üzere ufukı mübîn, ufukı a'lâ ile Sidrei müntehadan e'amm mülâhaza edilmek daha muvafık olacaktır. Allahü a'lem İbn-i Abbasın muradı da bu olmak gerektir. Bu hususta Sûre-i Necim daha mufassal olduğundan nüzulü gerek evvel olsun gerek sonra buradaki rü'yet ona göre tefsîr edilmek lâzım gelir.

Ya'ni Resulullahın Cebrâili hakikî hılkati ile iki kerre görmüş olduğu muhakkaktır.

23 ﴿