15Ve rabbının ismini anıp da namaz kılan (.......) ve rabbının ismini anıp - onun huzuruna varacağını düşünerek Allahü ekber diye tekbir alıp (.......) da namaz kılan - beş vakıt namazı ve bahusus vârid olan rivayete göre bayram namazını kılan kimseler. Bu âyetin zâhiri kalb ve beden temizliğiyle terbiyei nefse, tevhîd, tekbir gibi zikri lisane (.......) mazmunu üzere ıbadatı bedeniyye ve maliyyenin esası olan vâcib zekât ve namaza tenbih olmasıdır. İbn-i Münzir gibi ba'zılarının İbn-i Abbastan rivayetleri de böyledir. Ba'zıları farzlarla beraber mümkin olduğu kadar nevafile de şümulünü söylemişlerdir. Çünkü mutlaktır, ıtlakı üzere cereyanı asıldır. İbn-i Mes'uddan: « (.......) = tesadduk edip namaz kılan kimseye Allahü teâlâ rahmet buyurdu» diye vârid olmuştur. Bu suretle bir kısım müfessirîn de bayram namazına gitmezden evvel başının zekâtı olan sadekai fıtrı veren, sonra da tekbir ile bayram namazını kılan demişlerdir ki, bundan farz namazları miyanında Bayram namazının da vücûbu, zekâttan sadekai fıtrın da vücûbu anlaşılmış olur. Razînin beyanına göre bu tefsîr İkrimenin, Ebülâliyenin, İbn-i Sîrînin, İbn-i Ömerin kavilleridir. Resûlullâha merfuan de rivayet edilmiştir. Keşşafta mezkûr olduğu üzere Hazret-i Ali kerremallahü vechehudan dahi şöyle merviydir: bu tezekkî sadekai fıtr ile tesadduktur, ve demiştir ki, kitabullah da başkasını bulamasam da bu yetişir: (.......) ya'ni zekâtı fıtrı verip musallâya teveccüh eden ve rabbının ismini zikredip iftitah tekbiyriyle bayram namazı kılan. Dahhâkten rivayette de (.......) musallâya giderken rabbının ismini zikr edip, ya'ni tekbîr alarak gidip de Bayram namazı kılan diye merviydir. Sa'lebî tefsirinde bu rivayetlere şöyle ı'tiraz edilmiştir: bu Sûre bilicma' mekkîdir. Halbuki Mekkede ne malî zekât ne de Iyd yoktu. Buna cevâben de demişlerdir ki, bu Mekkede ıhzarî surette nâzil olup hukmü teahhur etmiş olabilir. Bir de Sûrenin Mekkî olması esahh ise de icmaî değildir. Bâlâda geçtiği üzere Medenî olduğuna kail olanlar da olmuştur. Bu tafsîlâttan şu neticeyi almak lâzım gelir ki, buradaki namazı, sebeb-i nüzul bile olsa yalnız Bayram namazına hars etmek lâzım gelmiyeceği gibi tezekkîyi de yalnız zekâti malîye ve o miyanda bilhassa sadekai fıtre tahsıs lâzım gelmez. Tezekkî, bâtınî, zâhirî temizlik ve tefeyyuz ma'nâsiyle tezekkîi a'mal ve tezekkîi mallden eamm olduğu gibi salât da beş vakıt namazdan eamm olarak Bayram namazı ve vitir gibi vâcib olan namazlara dahi şâmil olmak lâzım gelir. Onun için hukmü, Mekkede mümkin olduğu kadar tatbık edilmiş bulunduğu gibi Medînede de zekâtı malî ve fıtre ve Bayram namazı dahi bu hukümde dâhil olarak tatbık edilmiş ve binaenaleyh hukmünün alel'ıtlak değil, ba'zı mütenâveli ı'tibariyle kısmen teahhur etmiş olduğu anlaşılır. Ve şu halde sadekai fıtrı ve Bayram namazını söyliyenlerin muradı da hasır değil, bunların dahi bu âyet hukmünde dahil bulunduğunu ve o suretle tatbık edildiğini söylemek demektir. Ve hattâ söylendiği vechile mümkin olduğu kadar nevâfilin bu medh-ü sitayişte dühulü ıtlakın zâhirine muvafık olduğu gibi tezekkî ve zikir ve selâtın zikri de kalbî ve lisanî, malî ve bedenî bilcümle ıbadâtın aslı olmak ı'tibariyle hepsine işaret olması dahi sahih ve merviydir. |
﴾ 15 ﴿