70

Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh Kavmi'nin, Âd'in, Semûd'un, İbrahim Kavmi'nin, Medyen Ashabı'nın ve o mü'tefikelerin haberi gelmedi mi? Onların hepsine peygamberleri delillerle gelmişlerdi. Demek ki Allah, onlara zulmetmiş değildi, lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

De ki; "alay edin bakalım!" Rivayet olunduğuna göre, Hazret-i Peygamber, Tebük seferine çıkarken münafıklardan bir süvari bölüğü de önde gidiyor ve kendi aralarında Kur'ân'la, Peygamber'le alay ediyorlardı: "Şu adama bakın, Şam kalelerini ve köşklerini fethetmek istiyor heyhat, heyhat!..." diyorlardı. Allahü teâlâ, Resulü'ne bunu haber verdi. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber "Şu bölüğü durdurunuz." buyurdu ve yanlarına vardı, "Siz şöyle şöyle dediniz." dedi. Onlar da yemin ederek "Hayır, Ya Resulallah, hayır vallahi, ne senin, ne ashabının hakkında kötü bir şey söylemedik, sadece yol yorgunluğunu unutturmak için şakalaşıp eğleniyorduk." diye cevap vermişlerdi. Daha sonraki âyetler, bu çeşit davranışları kınayan ve sonuçlarının kötülüğüne dikkat çeken, müminleri uyaran âyetlerdir. Münafıklar ister kadın, ister erkek olsun, her zaman ve her yerde hep bu tutum içindedirler.

Onlara karşılık:

70 ﴿