27

Kötülük kazanmış olanlara gelince, kötülüğün cezası, misli kadardır. Ve onları bir aşağılık ve eziklik kaplar. Onlar için Allah'dan başka hiçbir kurtarıcı yoktur. Yüzleri karanlık gecelerden bir parçaya bürünmüş gibidir. İşte onlar cehennem ehlidir. Orada ebedî kalacaklardır.

Seyyiat kesbetmiş, kötülük yapmış ve günah kazanmış olan, Allah'ın yaratışındaki gayenin dışına çıkıp şirk, küfür ve isyan gibi kötülüklere çalışmış, kötü ameller, çirkin huylar kazanmış olanlara ise her seyyienin, işlenmiş olan her bir kötülüğün cezası misli iledir. Yani hasenatta olduğu gibi bir ziyadeleşme söz konusu değildir. İhsana daha fazlasıyla ihsanda bulunulduğu halde, seyyiatta adaletle muamele esastır. (En'âm Sûresi'nin sonlarında "Kim bir kötülük işlerse ancak misliyle ceza görür." (En'âm, 6/160) buyurulmaktadır. O âyetin tefsirine bkz.). Ve bunları bir zillet, bir aşağılık ve eziklik kaplar. Sadece yüzleri kızarmakla kalmaz, her taraflarını kuşatan büyük bir zillet ve horluk içinde kalırlar. Allah'dan hiçbir kurtarıcıları, koruyucuları yoktur. Allah'ın elinden onları kurtaracak kimseleri yoktur. Allah'ın kahır ve gazabından kurtarıp koruyacak hiçbir kudret tasavvur olunamadığı gibi, müminlerde söz konusu olduğu üzere, Allah'ın izniyle bir takım şefaatçilerden yardım görmeleri söz konusu değildir. Öyle zelil, öyle hor ve hakir bir durumdadırlar ki, kimse onların hakkında Allah'dan bir kurtarış ricasında da bulunamaz. Sanki yüzleri bir karanlık gece parçasına bürünmüş, çaresizlik ve ümitsizlik içinde, utanç ve rezaletten yüzleri kapkaranlık kesilmiştir. İşte cehennem ehli olanlar bunlardır ve orada ebedî kalacaklardır. İman etmemiş ve affa uğramamış olduklarından, kazandıkları kötülükler kendileriyle beraber ebedîleşmiş ve kendileriyle birlikte cehenneme kadar gitmiştir. Kendileri cehennemde ebedî kalırlar, cezaları da ebedî olarak sürer gider.

27 ﴿