25O gün Allah onlara gerçek cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın gerçek olduğunu anlayacaklar. "Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnad edenler". Burada gâfilat (habersiz) vasfı, medih (övme) sıfatlarındandır. Yani Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in temiz zevceleri gibi kötülükten mutlak mânâda habersiz, öyle bir şey asla hatırından geçmez, imanlı hanımlara atanlar, şüphesiz Dünya ve ahirette lanetlendiler ve onlara çok büyük bir azap vardır. "O gün dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına karşılık aleyhlerinde şahitlik yapar." (Yâsîn, 36/65. âyetin tefsirine bkz.). O gün Allah, onlara gerçek cezalarını tastamam verecek ve onlar, Allah'ın bir gerçek olduğunu anlayıp bilecekler. Yani her hakikati ortaya koyan, ve varlığında hiç şüphe caiz olmayan, Hak teâlâ'ır. Burada tevbe edenler istisna edilmemiştir. Çünkü bunda Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) in temiz zevcelerinin özel hakları sebebiyle bir özellik vardır. Bununla beraber mânâ, umumîdir. Bu sebepten umumî olan kazf âyetindeki istisnanın ahiretle ilgili yönden burada da geçerli olması düşünülür. Hassan b. Sabit münafık olmamakla beraber, tevbekâr olduğunda, bir şüphe yoktur. Nitekim kendisine had cezası uygulandıktan sonra söylediği şu beyitlerle aklandığını ortaya koymuştu: "İffetlidir, ağırbaşlıdır, bir şüphe ile suçlanamaz. Bir şeyden habersiz iffetli kadınların ırzları hakkında söz söylemekten çekinir. O, insanların din ve mevkii itibariyle en hayırlısının hanımıdır, İnsanların en hayırlısı da hidayet, keramet ve fazilet peygamberidir. O, Lüey b. Gâlib kabilesinden bir hanım sultandır. O kabilenin gayreti üstün ve o hanımın şerefi devamlıdır. Terbiyelidir, Allah onun ahlâkını asîl ve tertemiz kılmıştır. Kendisini de her türlü ayıp ve batıldan aklamıştır. Eğer sana ulaştırılan sözü ben söylemiş isem, Ellerim kamçımı kaldırmaz olsun, kurusun. Nasıl olur da söyleyebilirim, yaşadığım sürece sevgim ve yardımım, meclislerin güzelliği olan Resulullah'ın Âline aittir. Onun insanlar üzerinde nice üstün ve faziletli rütbeleri vardır. Yükseklere atılanlar bile o rütbelere ulaşmaktan aciz kalırlar." Hazret-i Âişe (r.anha) de "Hassan'a cenneti ümid ederim. Resulullah'ın medhine ait şiirini işittiğim zaman, ona cenneti ümid ettim" demiştir. |
﴾ 25 ﴿