22

Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar.

Bununla beraber bir de geldi mi sana? Bu şekildeki soru, kıssasının önemine dikkat çekmek içindir. Hasım kıssası. Hasım, aslında masdar olup, hasımlık yapan (davacı) mânâsına da kullanılır. Tekile, çoğula, erkeğe, kadına söylenebilir. Nitekim burada şöyle çoğul zamiri gönderiyor. Mihrabın sûrunu aştıkları zaman.

"Sûr" yüksek duvar; "Mihrab" da köşk, balkon, mânâlarına gelir. Davud'un huzuruna girdikleri zaman ki, birden bire onlardan telaş etti. Çünkü bunca muhafızlara rağmen sûr aşılmış, içeri girilmişti. Fakat girdiler de ne yaptılar? Dediler ki: Korkma, iki hasım, yani biz, birbiriyle davalı, iki alay davacıyız. Bazımız bazımıza tecavüz etti. Onun için sen aramızda hak ile hüküm ver. Ve aşırı gitme. Haktan uzaklaşıp, haksızlık etme de bizi düz yolun ortasına çıkar; adalet yap. Görülüyor ki, davadan önce bulunan bu sözlü arz-ı hâlin kelimeleri çok şüphe vericidir. Hele bu hitabında iğneleyip sataşmadan daha ileri giden bir ihtar vardır. Bunlar, sıradan davacılara benzemiyorlar.

22 ﴿